Konu Değerlendirmesi:
  • 0 Oy(lar) - 0 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
isavilere et yemeyin müslümanlara, kurban kes (Kar©glanin 22 Şubat 2016 Vaazi)
#1
Raşit Tunca icon-6 
Niye İsavilere “Et Yemeyin” Denirken, Müslümanlara Allah “Kurban Kes, Et Ye” Diyor?

(Kar©glan'ın 22 Şubat 2016 Vaazı)

أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

إِنَّا أَعْطَيْنَاكَ الْكَوْثَرَ ۝ فَصَلِّ لِرَبِّكَ وَانْحَرْ ۝ إِنَّ شَانِئَكَ هُوَ الْأَبْتَرُ

Sadakallahul Azîm
Kevser Suresi, 1-3. ayetler


Eûzü billâhi mineşşeytânirracîm.
Bismillâhirrahmânirrahîm.

İnnâ a'taynâkel kevser. Fe salli li rabbike venhar. İnne şânieke huvel ebter.

Meali:

“Şüphesiz biz sana Kevser'i verdik. O hâlde Rabbin için namaz kıl ve kurban kes. Asıl sana kin besleyen, soyu kesik olanın kendisidir.”

Sadakallahul Azîm
Kevser Suresi, 1-3. ayetler


---oOo---

Kurban Hakkında Bir Hadis-i Şerif

Zeyd İbnu Erkam radıyallahu anh anlatıyor:

Resûlullah aleyhissalâtü vesselâm'ın ashabı:

“Ey Allah'ın Resûlü! Bayram günü kesilen şu kurban nedir?” diye sordular.

Resûlullah aleyhissalâtü vesselâm:

“Bu, babanız İbrahim aleyhisselâm'ın sünnetidir.” buyurdular.

Ashab:

“Peki, kurban kesmede bize ne gibi sevap vardır?” diye sordular.

“Kesilen kurbanın her bir kılı için bir sevap vardır.” buyurdular.

Ashab:

“Yünlü bir hayvanın yünü için de mi?” diye sordular.

Resûlullah aleyhissalâtü vesselâm:

“Yünün her bir kılı için de bir sevap vardır.” buyurdular.

(Hadis-i Şerif)

Salât ve Selâm:

Allâhümme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ salleyte alâ İbrâhîme ve alâ âli İbrâhîme inneke hamîdün mecîd.

Allâhümme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ bârekte alâ İbrâhîme ve alâ âli İbrâhîme inneke hamîdün mecîd.

---oOo---

Yolculuğumuza Başlıyoruz

“Niye İsavilere et yemeyin denirken, Müslümanlara Allah kurban kesip et yiyin diyor?” deyince akla, dinde riyazet ve perhiz anlayışı var mıdır, sorusu gelir.

Bu vaazdaki anlayışımıza göre burada “İsa” ismi üzerinden gayret, çalışma ve çabalama kavramlarıyla bir bağlantı kurulmaktadır.

Kur'ân-ı Kerîm'de Bakara Suresi'nin 87. ayetinde Hz. İsa'dan bahsedilir:

وَآتَيْنَا عِيسَى ابْنَ مَرْيَمَ الْبَيِّنَاتِ

Yine Necm Suresi'nin 39. ayetinde:

وَأَن لَّيْسَ لِلْإِنسَانِ إِلَّا مَا سَعَى

“Ve en leyse lil insâni illâ mâ seâ.”

Meali:

“İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır.”

Vaazdaki işarî yorumda “İsa” ismi ile “sa'y etmek”, yani çalışmak, gayret etmek ve çabalamak arasında bir anlam ilişkisi kurulmaktadır. Buradaki yaklaşım, kelimelerin kökenlerine dayanan kesin bir dilbilgisi açıklamasından ziyade, vaazın işarî yorumudur.

İsrâ Suresi'nin 8. ayetinde ise şöyle buyurulur:

عَسَىٰ رَبُّكُمْ أَن يَرْحَمَكُمْ

“Umulur ki Rabbiniz size merhamet eder.”

Bu ayet üzerinden de Rabbimizin kuluna yönelik rahmeti ile gayret ve çalışma arasında manevi bir bağlantı kurulmaktadır.

---oOo---

İsrâ Suresi, 7. Ayet

إِنْ أَحْسَنتُمْ أَحْسَنتُمْ لِأَنفُسِكُمْ وَإِنْ أَسَأْتُمْ فَلَهَا ۚ فَإِذَا جَاءَ وَعْدُ الْآخِرَةِ لِيَسُوءُوا وُجُوهَكُمْ وَلِيَدْخُلُوا الْمَسْجِدَ كَمَا دَخَلُوهُ أَوَّلَ مَرَّةٍ وَلِيُتَبِّرُوا مَا عَلَوْا تَتْبِيرًا

İn ahsentum ahsentum li enfusikum ve in ese'tum fe lehâ. Fe izâ câe va'dul âhireti li yesûû vucûhekum ve li yedhulûl mescide kemâ dehalûhu evvele merratin ve li yutebbirû mâ alev tetbîrâ.

Meali:

“Eğer iyilik ederseniz kendinize iyilik etmiş olursunuz. Eğer kötülük ederseniz yine kendinize kötülük etmiş olursunuz. Nihayet sonuncu vaadin zamanı gelince, yüzlerinizi kötü duruma düşürmeleri, ilk defa girdikleri gibi Mescid'e girmeleri ve ele geçirdikleri yerleri darmadağın etmeleri için düşmanlarınızı tekrar gönderdik.”

Bu ayet üzerinden vaazda, insanın yaptığı amellerin karşılığının kendisine döneceği anlatılmaktadır.

İşarî anlatımda insanın dünyada yaptığı ameller, ahirette karşısına çıkacak bir ürün veya bitki gibi düşünülmektedir. Nasıl ki toprağa hangi tohumu ekerseniz onun karşılığında ona uygun bir ürün elde ederseniz, insanın amellerinin de manevi bir karşılığının bulunduğu ifade edilmektedir.

Bu bakımdan secde de yalnızca bedensel bir hareket değil, insanın Allah'a teslimiyetini ve kendi aslını hatırlamasını ifade eden manevi bir sembol olarak ele alınmaktadır.

İnsan topraktan yaratılmıştır ve yine toprağa dönecektir. Toprağa dönen insanın amelleri ise manevi anlamda bir ürün gibi değerlendirilebilir. İyilik yapan iyiliğin, kötülük yapan da kötülüğün karşılığını bulur.

Bu anlatım, vaazın işarî ve tasavvufî yorumudur.

---oOo---

İsa İsmi ve Ebced Üzerinden İşarî Yorum

Vaazda “İsa” isminin harfleri ve ebced değerleri üzerinden çeşitli işarî bağlantılar kurulmaktadır.

Burada amaç, kelimenin sözlük anlamını değiştirmek değil; harflerin ve sayıların tasavvufî bir sembol olarak yorumlanmasıdır.

İsa ismi üzerinden 70+10 ve 60+10 şeklinde hesaplamalar yapılmakta ve bu sayılar “derinlik”, “dönüş” ve “yeniden ortaya çıkış” kavramlarıyla ilişkilendirilmektedir.

Benzer şekilde Hz. Muhammed, Hz. Fâtıma, Hz. Hasan, Hz. Hüseyin, Hz. Meryem ve Hz. İsa isimleri üzerinden de harf ve ebced bağlantıları kurulmaktadır.

Bu hesaplamaların tamamı, vaazın keşfî ve işarî yorumları olarak değerlendirilmelidir. Bunlar klasik tefsir veya kesin bir dinî hüküm olarak görülmemelidir.

---oOo---

İsa, Et Yemek ve Ot Yemek Meselesi

Vaazda Hz. İsa'nın kırk gün boyunca et yemediği, yeşillik ve ot türü yiyeceklerle beslendiği yönündeki anlatım üzerinden bir sembol kurulmaktadır.

Buradaki ana fikir, “ot yemek” ile “et yemek” arasında yalnızca beslenme farkı değil, iki farklı manevi hâlin sembolize edilmesidir.

İsaî anlayışta daha çok bitki, yeşillik ve yumuşaklık sembolü; İbrahimî ve Muhammedî anlayışta ise kurban ve et üzerinden başka bir dönüşüm sembolü kurulmaktadır.

Kurban ise yalnızca et yemek olarak değil, nefsin teslim edilmesi ve Allah'a yaklaşma vesilesi olarak ele alınmalıdır.

Kevser Suresi'ndeki:

فَصَلِّ لِرَبِّكَ وَانْحَرْ

“Rabbin için namaz kıl ve kurban kes.”

emri de bu bağlamda değerlendirilmektedir.

Kurbanın sembolik tarafında insanın nefsini Allah'ın emrine teslim etmesi, kendi içindeki bencilliği ve nefsânî arzuları kesip Allah'a yönelmesi vardır.

---oOo---

Bitki, Tohum ve Yeniden Canlanma Sembolü

Vaazdaki işarî anlatımda insan, zaman zaman bir bitkiye ve tohuma benzetilmektedir.

Tohum toprağa düşer, toprağın içinde kaybolur ve daha sonra yeniden filizlenerek yüzeye çıkar. İnsan da dünyadaki hayatını tamamladıktan sonra toprağa döner.

Kur'ân-ı Kerîm'de Âl-i İmrân Suresi'nin 37. ayetinde Hz. Meryem hakkında şöyle buyurulur:

فَتَقَبَّلَهَا رَبُّهَا بِقَبُولٍ حَسَنٍ وَأَنبَتَهَا نَبَاتًا حَسَنًا

Fe tekabbelehâ rabbuhâ bi kabûlin hasenin ve enbetehâ nebâten hasenen.

Meali:

“Bunun üzerine Rabbi onu güzel bir kabul ile kabul etti ve onu güzel bir şekilde yetiştirdi.”

Vaazda bu ayette geçen “nebâten hasenen”, yani “güzel bir şekilde yetiştirme” ifadesi, insanın manevi olarak yetişmesi ve kemale ermesiyle ilişkilendirilmektedir.

İnsan, manevi açıdan güzel bir bitki gibi yetişebilir; güzel meyve veren bir ağaç gibi faydalı olabilir. Bunun karşısında insan, yanlış amelleri sebebiyle manevi olarak verimsiz veya zararlı bir hâle de gelebilir.

Buradaki bitki ve tohum anlatımı, insanın manevi gelişimini ifade eden bir semboldür.

---oOo---

Geri Dönüş, Derine Dalmak ve Zaman Kavramı

Bir başka mesele de geri dönüş, derine dalış ve zaman yolculuğu kavramlarıdır.

Vaazdaki işarî anlayışta insanın annesine, babasına ve kendi nesline doğru düşünmesi üzerinden geçmiş ve gelecek arasında sembolik bağlantılar kurulmaktadır.

İnsan annesinden dünyaya gelir. Anne ve baba üzerinden kendi geçmişine ulaşır. Kendi çocukları ve nesli üzerinden de geleceğe uzanır.

Bu bakımdan “geçmişe dönüş” ve “geleceğe gidiş” kavramları, insanın soy bağı ve nesli üzerinden sembolik olarak anlatılmaktadır.

Burada Kâbe, Mescid-i Aksâ, rahim, göbek bağı ve sırat gibi kavramlar da farklı manevi geçişlerin sembolleri olarak kullanılmaktadır.

Bunları fiziksel anlamda bir zaman makinesi veya gerçek bir geçit olarak değil, vaazın tasavvufî ve işarî anlatımı olarak anlamak gerekir.

---oOo---

İlyas Aleyhisselâm ve Cennet Anlatımı

Vaazda İlyas aleyhisselâm hakkında, cenneti görme arzusu ve Allah'ın sevgili kullarına yönelik ikramını anlatan bir kıssa aktarılmaktadır.

Bu kıssada İlyas aleyhisselâmın cenneti görmek istemesi, ölümün hakikatini tatması ve ardından cennete girmesi anlatılır.

Sonrasında dünyaya dönmek istememesi ve Allah'ın ona olan lütfu üzerinde durulur.

Bu anlatımdan çıkarılan ders şudur:

Allah'ın bazı kulları vardır ki, Allah'ın rahmetine, sevgisine ve ikramına mazhar olurlar. Onların vesilesiyle insanlar arasında hayırlar meydana gelebilir, sıkıntılar giderilebilir ve kullar saadete yöneltilebilir.

Böyle kimselerin varlığı, Allah'ın rahmetinin kulları üzerindeki tecellilerinden biri olarak değerlendirilebilir.

---oOo---

Dibe Dalmak ve Yeniden Yüzeye Çıkmak

İşarî anlatımda “dibe dalmak”, insanın kendi özüne ve derinliğine yönelmesini temsil eder.

Bir dalgıç denizin dibine, orada bulunan değerli bir şeyi bulup çıkarmak için iner. Eğer oradan hiçbir şey çıkarmayacaksa dalmanın anlamı kalmaz.

İnsan da kendi nefsine ve ruhuna yöneldiğinde oradan bir hakikat, bir ders ve bir kemal çıkarmaya çalışmalıdır.

Bazı insanlar derinliklere iner fakat oradan çıkamaz. Tasavvuf yolculuğunda mürşidin, rehberin ve salih kimselerin desteği bu bakımdan önemlidir.

Maksat yalnızca derine inmek değil, oradan güzel bir hâl ile çıkabilmektir.

İnsan, manevi yolculuğunun sonunda güzel bir meyve gibi faydalı, güzel bir bitki gibi yetişmiş ve kemale ermiş hâle gelmelidir.

---oOo---

Rahman, Rahim ve Yaratılışın Sırrı

Kur'ân-ı Kerîm'de “Rahim” adında bir sûre yoktur; fakat “Rahmân” adında bir sûre vardır.

Vaazdaki işarî anlayışta bütün yaratılışın Rahmân isminin tecellisiyle meydana geldiği ve rahim kavramının da bu yaratılışın özel bir boyutunu temsil ettiği ifade edilmektedir.

Kadın ve erkek, anne ve baba, doğum ve neslin devamı gibi kavramlar üzerinden Rahmân ve Rahîm isimleri arasında sembolik bağlantılar kurulmaktadır.

Hz. Âdem ve Hz. Havvâ'nın yaratılışı üzerinden de insanın yaratılışındaki ilahî kudret ve neslin devamı konusu ele alınmaktadır.

Bu anlatımlar, insanın yaratılışındaki Allah'ın kudretini ve neslin devamındaki hikmeti düşünmeye yönelik tasavvufî bir yorum olarak anlaşılmalıdır.

---oOo---

Kurbanın Manevî Anlamı

Buradan tekrar asıl konumuza dönelim:

“Niye İsavilere et yemeyin denirken, Müslümanlara kurban kesip et yiyin deniliyor?”

Vaazdaki anlayışa göre burada iki farklı dönem ve iki farklı sembolik hâl anlatılmaktadır.

İsa aleyhisselâm üzerinden yeşillik, bitki, yumuşaklık ve yeniden filizlenme sembolü öne çıkarılırken; İbrahim aleyhisselâm ve Hz. Muhammed aleyhissalâtü vesselâmın ümmeti üzerinden kurban, teslimiyet ve nefsin Allah'a adanması sembolü öne çıkarılmaktadır.

Kurban kesmek, yalnızca hayvanın etini yemek değildir.

Kurbanın asıl manası, insanın Allah'a yaklaşması ve kendi nefsindeki bencillik, hırs, tamah ve aşırılıkları Allah'ın emrine teslim etmesidir.

Hayvan kesilir, eti yenilir; fakat asıl kesilmesi gereken insanın kendi nefsindeki kötülüklerdir.

Bu bakımdan kurban, bir teslimiyet ibadetidir.

İbrahim aleyhisselâmın imtihanı da bize Allah'ın emrine teslimiyetin ne kadar büyük bir makam olduğunu öğretmektedir.

---oOo---

İsa'nın Dönüşü Üzerine İşarî Anlatım

Vaazın ilerleyen bölümünde Hz. İsa'nın yeniden dönüşü; bitkinin topraktan yeniden çıkması, mevsimlerin değişmesi, ilkbaharın gelişi ve tabiatın yeniden canlanması gibi semboller üzerinden anlatılmaktadır.

Avusturya'daki Palm Pazarına ait gelenekler, söğüt dalları, ilkbaharda ağaçların çiçek açması ve tabiatın yeniden yeşermesi de bu anlatım içerisinde sembolik olarak değerlendirilmektedir.

Buradaki temel düşünce şudur:

Kışın ardından bahar gelir. Kuruyan tabiat yeniden canlanır. Toprağın içinde gizlenen tohum yeniden yüzeye çıkar. Bu durum, ölümden sonra dirilişin ve yeniden hayat bulmanın bir sembolü olarak düşünülebilir.

Hz. İsa'nın dönüşü konusunda Kur'ân ve hadislerdeki inanç esasları ayrı bir konudur. Buradaki bitki, ağaç ve mevsim bağlantıları ise vaazın işarî yorumudur.

---oOo---

Toprak, İnsan ve Yeniden Diriliş

İnsan topraktan yaratılmıştır ve tekrar toprağa dönecektir.

“Biz Allah'a aidiz ve yine O'na döneceğiz.”

Bu dönüş, insanın kendi yaratılışını ve ölümden sonraki hayatı düşünmesine vesile olmalıdır.

Toprağa düşen tohum nasıl yeniden filizleniyorsa, insan da Allah'ın kudretiyle yeniden diriltilecektir.

Kur'ân-ı Kerîm'de:

كَمَا دَخَلُوهُ أَوَّلَ مَرَّةٍ

“İlk defa girdikleri gibi...”

ifadesi üzerinden vaazda, insanın tekrar tekrar dönüşü fikrine işarî bir bağlantı kurulmaktadır.

Ancak burada dikkat edilmesi gereken nokta şudur:

İnsanın tekrar dünyaya aynı bedenle veya bir bitki, hayvan yahut başka bir canlı olarak döneceği şeklindeki anlayış, İslâm'ın açık ve temel ahiret öğretisi olarak sunulmamalıdır.

Bu vaazdaki anlatım, toprak, tohum, bitki ve yeniden yeşerme sembolleri üzerinden yapılan tasavvufî bir yorumdur.

İslâm'ın temel inancında ölümden sonra diriliş ve ahiret hayatı vardır.

---oOo---

Zaman Yolculuğu ve Geçmiş-Gelecek Anlayışı

Vaazın bir bölümünde Kâbe, Mescid-i Aksâ, anne rahmi, göbek bağı ve nesil kavramları üzerinden zamanın geçmişine ve geleceğine doğru sembolik yolculuk anlatılmaktadır.

Buradaki “kapı”, “sırat”, “geçiş” ve “yolculuk” kavramlarını manevi semboller olarak değerlendirmek daha doğru olacaktır.

Kâbe'yi fiziksel bir zaman kapısı olarak görmek veya Mescid-i Aksâ'nın altında fiziksel bir zaman geçidi aramak bu anlatımın amacı değildir.

Asıl anlatılmak istenen, insanın geçmişini soyunda, geleceğini ise neslinde aramasıdır.

İnsan geçmişine anne ve babası üzerinden ulaşır; geleceğe ise çocukları ve nesli üzerinden uzanır.

Dolayısıyla geçmiş ve gelecek arasındaki bağ, insanın kendi hayatında daima vardır.

---oOo---

Seyr-i Sülûk ve Kâmil İnsan

Tasavvuf yolunda insanın amacı yalnızca dünyaya gelmek ve yaşamak değildir.

İnsan kendisini tanımaya, nefsini terbiye etmeye, Allah'a yönelmeye ve kemale ermeye çalışmalıdır.

Bu yolculukta namaz, niyaz, secde, ibadet, sabır, tövbe ve güzel ahlâk büyük önem taşır.

Nasıl ki bir tohum toprağın altında sabırla bekledikten sonra filizleniyorsa, insan da nefsinin karanlıklarından geçerek manevi bir olgunluğa ulaşabilir.

Kamil insan, kendi nefsinin esiri olmaktan kurtulmuş, Allah'ın rızasına yönelmiş ve insanlara faydalı hâle gelmiş insandır.

Seyr-i sülûkün maksadı da insanın bu kemale doğru ilerlemesidir.

Rabbim bizlere daldığımız manevi derinliklerden güzel bir hakikat ile çıkmayı, güzel bir bitki gibi yetişmeyi, güzel bir meyve gibi insanlara faydalı olmayı ve insan-ı kâmil yolunda ilerlemeyi nasip eylesin.

Namaza, niyaza ve secdeye ihtimam göstermeyi; Allah'ın huzurunda teslimiyet sahibi olmayı bizlere nasip eylesin.

---oOo---

Dua

اللَّهُمَّ أَرِنَا الْحَقَّ حَقًّا وَارْزُقْنَا اتِّبَاعَهُ، وَأَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلًا وَارْزُقْنَا اجْتِنَابَهُ

“Allah'ım! Bize hakkı hak olarak göster ve ona uymayı nasip eyle. Bâtılı da bâtıl olarak göster ve ondan sakınmayı nasip eyle.”

وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ

Ve âhiru da'vâhum enil hamdülillâhi Rabbil âlemîn.

Âmin.

El-Fâtiha maassalavât.

سُبْحَانَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لَا إِلَهَ إِلَّا أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ

Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ente, estağfiruke ve etûbü ileyk.

---oOo---

Kar©glan

Başağaçlı Raşit Tunca

Schrems, 22 Şubat 2016 Pazartesi

Original Kar © glan

Raşit Tunca
Sevgiler Saygılarla Sunarım
Smileys-2
Yanıtla


Muhtemelen İlgili Konular…
Konu Yazar Yanıtlar Okunma Son Gönderi
Raşit Tunca icon-6 El insan ve Kainat Fıtrat Üzre Yaratılmıştır (Kar©glanin 2 Ocak 2016 Vaazi) Raşit Tunca 0 6 Dün, 04:08 AM
Son Gönderi: Raşit Tunca
Raşit Tunca icon-6 Kurandaki Takvimler - Hicret - Mekkenin Fethi (Kar©glanin 8 Ocak 2016 Vaazi) Raşit Tunca 0 4 Dün, 04:05 AM
Son Gönderi: Raşit Tunca
Raşit Tunca icon-6 Temizler ve iyiler - Mikroplar ve Kötüler (Kar©glanin 21 Ocak 2016 Vaazi) Raşit Tunca 0 3 Dün, 04:00 AM
Son Gönderi: Raşit Tunca
Raşit Tunca icon-6 incilde Geçen Su Testisi Taşiyan Adam Kimdir? (Kar©glanin 30 Ocak 2016 Vaazi) Raşit Tunca 0 4 Dün, 03:58 AM
Son Gönderi: Raşit Tunca
Raşit Tunca icon-6 Fuad Nedir ? Önden Giden Nedir?(Kar©glanin 6 Şubat 2016 Vaazi) Raşit Tunca 0 3 Dün, 03:55 AM
Son Gönderi: Raşit Tunca
Raşit Tunca icon-6 Cehenneme Odunmusun Yoksa Cennete Nimetmi (Kar©glanin 13 Şubat 2016 Vaazi) Raşit Tunca 0 4 Dün, 03:53 AM
Son Gönderi: Raşit Tunca
Raşit Tunca icon-6 Zamanin Ruhu Nedir? Ve Bu Zamanin Ruhu Kimdir? (Kar©glanin 5 Mart 2016 Vaazi) Raşit Tunca 0 1 Dün, 03:48 AM
Son Gönderi: Raşit Tunca

Hızlı Erişim:


Bu Konuya Göz Atan Kullanıcılar: 2 Ziyaretçi(ler)
TOPLIST
AraBul Efsane TB-List Tiryaki Tlist-K Web-Tunca