Konu Değerlendirmesi:
  • 0 Oy(lar) - 0 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
incilde Geçen Su Testisi Taşiyan Adam Kimdir? (Kar©glanin 30 Ocak 2016 Vaazi)
#1
Raşit Tunca icon-6 
İncil'de Geçen Su Testisi, Su Bidonu ve İbrik Taşıyan Adam Kimdir?

(Kar©glan'ın 30 Ocak 2016 Vaazı)

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ، بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Yâsîn Suresi 20-54. Ayetler

وَجَآءَ مِنۡ أَقۡصَا ٱلۡمَدِينَةِ رَجُلٌ۬ يَسۡعَىٰ قَالَ يَـٰقَوۡمِ ٱتَّبِعُواْ ٱلۡمُرۡسَلِينَ ﴿٢٠﴾ ٱتَّبِعُواْ مَن لَّا يَسۡـَٔلُكُمۡ أَجۡرً۬ا وَهُم مُّهۡتَدُونَ ﴿٢١﴾ وَمَا لِىَ لَآ أَعۡبُدُ ٱلَّذِى فَطَرَنِى وَإِلَيۡهِ تُرۡجَعُونَ ﴿٢٢﴾ ءَأَتَّخِذُ مِن دُونِهِۦۤ ءَالِهَةً إِن يُرِدۡنِ ٱلرَّحۡمَـٰنُ بِضُرٍّ۬ لَّا تُغۡنِ عَنِّى شَفَـٰعَتُهُمۡ شَيۡـًٔ۬ا وَلَا يُنقِذُونِ ﴿٢٣﴾ إِنِّىٓ إِذً۬ا لَّفِى ضَلَـٰلٍ۬ مُّبِينٍ ﴿٢٤﴾ إِنِّىٓ ءَامَنتُ بِرَبِّكُمۡ فَٱسۡمَعُونِ ﴿٢٥﴾ قِيلَ ٱدۡخُلِ ٱلۡجَنَّةَۖ قَالَ يَـٰلَيۡتَ قَوۡمِى يَعۡلَمُونَ ﴿٢٦﴾ بِمَا غَفَرَ لِى رَبِّى وَجَعَلَنِى مِنَ ٱلۡمُكۡرَمِينَ ﴿٢٧﴾

وَمَآ أَنزَلۡنَا عَلَىٰ قَوۡمِهِۦ مِنۢ بَعۡدِهِۦ مِن جُندٍ۬ مِّنَ ٱلسَّمَآءِ وَمَا كُنَّا مُنزِلِينَ ﴿٢٨﴾ إِن كَانَتۡ إِلَّا صَيۡحَةً۬ وَٲحِدَةً۬ فَإِذَا هُمۡ خَـٰمِدُونَ ﴿٢٩﴾ يَـٰحَسۡرَةً عَلَى ٱلۡعِبَادِ‌ۚ مَا يَأۡتِيهِم مِّن رَّسُولٍ إِلَّا كَانُواْ بِهِۦ يَسۡتَہۡزِءُونَ ﴿٣٠﴾ أَلَمۡ يَرَوۡاْ كَمۡ أَهۡلَكۡنَا قَبۡلَهُم مِّنَ ٱلۡقُرُونِ أَنَّہُمۡ إِلَيۡہِمۡ لَا يَرۡجِعُونَ ﴿٣١﴾ وَإِن كُلٌّ۬ لَّمَّا جَمِيعٌ۬ لَّدَيۡنَا مُحۡضَرُونَ ﴿٣٢﴾

وَءَايَةٌ۬ لَّهُمُ ٱلۡأَرۡضُ ٱلۡمَيۡتَةُ أَحۡيَيۡنَـٰهَا وَأَخۡرَجۡنَا مِنۡہَا حَبًّ۬ا فَمِنۡهُ يَأۡڪُلُونَ ﴿٣٣﴾ وَجَعَلۡنَا فِيهَا جَنَّـٰتٍ۬ مِّن نَّخِيلٍ۬ وَأَعۡنَـٰبٍ۬ وَفَجَّرۡنَا فِيہَا مِنَ ٱلۡعُيُونِ ﴿٣٤﴾ لِيَأۡكُلُواْ مِن ثَمَرِهِۦ وَمَا عَمِلَتۡهُ أَيۡدِيهِمۡ‌ۖ أَفَلَا يَشۡكُرُونَ ﴿٣٥﴾

سُبۡحَـٰنَ ٱلَّذِى خَلَقَ ٱلۡأَزۡوَٲجَ ڪُلَّهَا مِمَّا تُنۢبِتُ ٱلۡأَرۡضُ وَمِنۡ أَنفُسِهِمۡ وَمِمَّا لَا يَعۡلَمُونَ ﴿٣٦﴾ وَءَايَةٌ۬ لَّهُمُ ٱلَّيۡلُ نَسۡلَخُ مِنۡهُ ٱلنَّہَارَ فَإِذَا هُم مُّظۡلِمُونَ ﴿٣٧﴾ وَٱلشَّمۡسُ تَجۡرِى لِمُسۡتَقَرٍّ۬ لَّهَا‌ۚ ذَٲلِكَ تَقۡدِيرُ ٱلۡعَزِيزِ ٱلۡعَلِيمِ ﴿٣٨﴾ وَٱلۡقَمَرَ قَدَّرۡنَـٰهُ مَنَازِلَ حَتَّىٰ عَادَ كَٱلۡعُرۡجُونِ ٱلۡقَدِيمِ ﴿٣٩﴾ لَا ٱلشَّمۡسُ يَنۢبَغِى لَهَآ أَن تُدۡرِكَ ٱلۡقَمَرَ وَلَا ٱلَّيۡلُ سَابِقُ ٱلنَّہَارِ‌ۚ وَكُلٌّ۬ فِى فَلَكٍ۬ يَسۡبَحُونَ ﴿٤٠﴾

وَءَايَةٌ۬ لَّهُمۡ أَنَّا حَمَلۡنَا ذُرِّيَّتَہُمۡ فِى ٱلۡفُلۡكِ ٱلۡمَشۡحُونِ ﴿٤١﴾ وَخَلَقۡنَا لَهُم مِّن مِّثۡلِهِۦ مَا يَرۡكَبُونَ ﴿٤٢﴾ وَإِن نَّشَأۡ نُغۡرِقۡهُمۡ فَلَا صَرِيخَ لَهُمۡ وَلَا هُمۡ يُنقَذُونَ ﴿٤٣﴾ إِلَّا رَحۡمَةً۬ مِّنَّا وَمَتَـٰعًا إِلَىٰ حِينٍ۬ ﴿٤٤﴾ وَإِذَا قِيلَ لَهُمُ ٱتَّقُواْ مَا بَيۡنَ أَيۡدِيكُمۡ وَمَا خَلۡفَكُمۡ لَعَلَّكُمۡ تُرۡحَمُونَ ﴿٤٥﴾

وَمَا تَأۡتِيہِم مِّنۡ ءَايَةٍ۬ مِنۡ ءَايَـٰتِ رَبِّہِمۡ إِلَّا كَانُواْ عَنۡہَا مُعۡرِضِينَ ﴿٤٦﴾ وَإِذَا قِيلَ لَهُمۡ أَنفِقُواْ مِمَّا رَزَقَكُمُ ٱللَّهُ قَالَ ٱلَّذِينَ ڪَفَرُواْ لِلَّذِينَ ءَامَنُوٓاْ أَنُطۡعِمُ مَن لَّوۡ يَشَآءُ ٱللَّهُ أَطۡعَمَهُۥۤ إِنۡ أَنتُمۡ إِلَّا فِى ضَلَـٰلٍ۬ مُّبِينٍ۬ ﴿٤٧﴾ وَيَقُولُونَ مَتَىٰ هَـٰذَا ٱلۡوَعۡدُ إِن كُنتُمۡ صَـٰدِقِينَ ﴿٤٨﴾ مَا يَنظُرُونَ إِلَّا صَيۡحَةً۬ وَٲحِدَةً۬ تَأۡخُذُهُمۡ وَهُمۡ يَخِصِّمُونَ ﴿٤٩﴾ فَلَا يَسۡتَطِيعُونَ تَوۡصِيَةً۬ وَلَآ إِلَىٰٓ أَهۡلِهِمۡ يَرۡجِعُونَ ﴿٥٠﴾

وَنُفِخَ فِى ٱلصُّورِ فَإِذَا هُم مِّنَ ٱلۡأَجۡدَاثِ إِلَىٰ رَبِّهِمۡ يَنسِلُونَ ﴿٥١﴾ قَالُواْ يَـٰوَيۡلَنَا مَنۢ بَعَثَنَا مِن مَّرۡقَدِنَاۜ‌ۗ هَـٰذَا مَا وَعَدَ ٱلرَّحۡمَـٰنُ وَصَدَقَ ٱلۡمُرۡسَلُونَ ﴿٥٢﴾ إِن ڪَانَتۡ إِلَّا صَيۡحَةً۬ وَٲحِدَةً۬ فَإِذَا هُمۡ جَمِيعٌ۬ لَّدَيۡنَا مُحۡضَرُونَ ﴿٥٣﴾

Sadakallahul Azîm. Yâsîn Suresi, 20-54. ayetler.

---oOo---

İncil'de Geçen "Faraklit" ve Su Testisini Taşıyan Adam

İncil'de Yuhanna bölümünde Faraklit hakkında şu ifadeler yer almaktadır:

"Faraklit geldiğinde benim için şahitlik edecektir ve siz de bana şahitlik edersiniz."
(Yuhanna, 15:26-27)

"Ben size hakkı söylüyorum. Benim gitmem sizin için hayırlıdır. Çünkü ben gitmezsem Faraklit size gelmez. Ama ben gidersem onu size gönderirim."
(Yuhanna, 16:7)

Devamındaki pasajda ise Faraklit'in, hakikat konusunda insanlara yol göstereceği ifade edilmektedir:

"Fakat o, yani hakikat ruhu gelince, size her hakikate yol gösterecek. Zira kendiliğinden söylemeyecektir; fakat her ne işitirse söyleyecek ve gelecek şeyleri size bildirecektir."
(Yuhanna, 16:13)

Ayrıca Yuhanna 14:30'da şöyle denilmektedir:

"Artık ben sizinle çok söyleşmem. Çünkü bu âlemin reisi geliyor. Bende asla onun nesnesi yoktur."

İncil'de Geçen "Su Testisini Taşıyan Adam"

Vaazda, Luka ve Markos İncillerinde geçen "su testisi taşıyan adam" anlatımı üzerinde durulmaktadır.

Havariler İsa'ya, hazırlığı nerede yapacaklarını sorduklarında, İsa'nın onlara şöyle söylediği aktarılır:

"Kente girdiğinizde karşınıza su testisi taşıyan bir adam çıkacak. Adamı, gideceği eve kadar izleyin."

(Luka 22:10)

Markos'ta da benzer şekilde:

"Kente gidin; orada su testisi taşıyan bir adam çıkacak karşınıza. Onu izleyin..."

(Markos 14:13)

Vaazdaki işarî yorumda, bu "su testisi taşıyan adam" ifadesi, ileride ortaya çıkacak bir şahsa yönelik sembolik bir işaret olarak değerlendirilmektedir.

ÖNEMLİ NOT:

Avusturya'ya geldiğimiz ilk yıllarda taş ocağında işçi olarak çalıştım. Taş işi gerçekten ağır ve tozlu bir işti. Taş delici tabancaların yağı, taş tozu, küçük taş parçaları ve ter, gün sonunda insanın üstünü başını tamamen kirletirdi.

Çalıştığımız yerde sıcak suyu bulunan bir duş bölümü vardı. Evimde ise o dönemde sıcak su yoktu. Bu nedenle iş çıkışlarında bazen işyerindeki sıcak sudan bir bidon doldurup eve götürürdüm.

Aslında işyerindeki duş imkânından yararlanma hakkımız vardı. Fakat ben bazen, evde de kullanmak üzere sıcak suyu bidonla götürüyordum.

Taş ocağında yaptığımız iş çok ağırdı. Büyük blok taşları defalarca kaldırıyor, çeviriyor, kesiyor ve istifliyorduk. Bazen dört tona kadar taşla uğraştığımız oluyordu. Taşın düzgün kesilebilmesi için sürekli çevrilmesi ve doğru şekilde yerleştirilmesi gerekiyordu.

Elhamdülillah, ekmeğimizi alın terimizle kazandık.

O günleri bugün düşündüğümde, vaazdaki sembolik anlatımla taş ile insan arasında bir benzetme kuruyorum. Taş nasıl işlenerek kullanılabilir bir hâle getiriliyorsa, insan da nefsini terbiye ederek, sabır ve emekle güzel ahlâka yönelmelidir.

İsa aleyhisselâmın marangoz olması üzerinden de benzer bir sembolik anlatım kurulabilir. Marangoz nasıl ağacı işler, şekillendirir ve faydalı bir hâle getirirse; insan da kendi nefsini ve ahlâkını terbiye ederek olgunlaşmaya çalışmalıdır.

Benim taş ocağındaki işim de bu bakımdan bana ayrı bir ders vermiştir. Taşları işlerken aslında kendi nefsimizi de sabır, emek ve alın teriyle işlemeyi öğreniyorduk.

İşte "su testisi taşıyan adam" ifadesini de bu hatıralarla birlikte düşündüğümde, İncil'deki sembolik anlatım ile kendi hayatımdaki su taşıma olayları arasında bir işaret ve benzetme kurduğumu ifade etmek isterim.

O dönemde beni işyerinde su bidonuyla veya abdest için kullandığım ibrikle gören arkadaşlarım olmuştu. Ben ise o zaman bu olayların ileride böyle bir anlam kazanabileceğini düşünmüyordum.

Su Testisi Taşıyan Adam Hakkındaki İşarî Yorum

Bu vaazın keşfî yorumuna göre, İncil'de geçen su testisi taşıyan adam sembolü, hakikate ve temizliğe işaret eden bir sembol olarak ele alınmaktadır.

Su; temizlik, hayat, rahmet ve arınma ile ilişkilendirilen bir unsurdur. İbrik ise abdest ve temizlenme ile bağlantılıdır.

Bu nedenle burada "su taşıyan adam" ifadesi, sadece maddî anlamda su taşıyan bir insan olarak değil, aynı zamanda insanlara temizlik, arınma ve hakikate yönelme çağrısı yapan bir sembol olarak yorumlanmaktadır.

Benim bu metni hazırlarken vardığım keşfî kanaat ise şudur: İnsan bazen yaşadığı olayların anlamını yıllar sonra fark eder. Bir olayın işaretini insan o anda anlayamayabilir. Bu sebeple, geçmişte yaşanan bazı hadiseler sonradan farklı bir bakışla değerlendirilebilir.

Faraklit ve Beklenen Kişi Meselesi

İncil metinlerinde geçen "Faraklit" ifadesi, İslamî literatürde farklı şekillerde yorumlanmıştır. Vaazın yaklaşımında ise bu ifade, gelecekte gelecek bir rehber ve hakikate şahitlik edecek kişi fikriyle ilişkilendirilmektedir.

Bu yorum, vaazın işarî ve tasavvufî yaklaşımıdır. Bir ayet veya İncil pasajının işarî yorumunu, metnin herkes tarafından kabul edilen tarihî veya akademik yorumu olarak değerlendirmemek gerekir.

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

Vaazda Mehdi hakkında şu rivayetler aktarılmaktadır:

"Allah (c.c.) bütün insanların kalplerini onun (Mehdi'nin) muhabbetiyle dolduracaktır."

(El-Kavlu'l-Muhtasar fî Alâmâtil-Mehdiyy-il-Muntazar, s. 42)

"Mehdi zuhur eder; herkes sadece ondan konuşur, onun sevgisini içer ve ondan başka bir şeyden bahsetmezler."

(Kitab-ül Burhan fî Alâmâtil-Mehdiyy-il-Âhir Zaman, s. 33)

Bu tür rivayetlerin aktarımında, kaynakların ifadeleri ve sıhhat dereceleri ayrıca değerlendirilmelidir. Buradaki kullanım, vaazın kendi anlatım çerçevesindedir.

---oOo---

Yolculuğumuza Başlıyoruz

Biraz da semboller üzerinden düşünelim:

Vaazın bu bölümünde Safiye, Ayasofya, burçlar, mevsimler, su, toprak ve insanın karakteri arasında çeşitli sembolik bağlantılar kurulmaktadır.

"Safiye" kelimesi saflık ve temizlik çağrışımı üzerinden ele alınmakta; Ayasofya ismiyle ilgili olarak da işarî bir bağlantı kurulmaktadır. Bunlar tarihî veya dilbilimsel kesin hükümler olarak değil, vaazdaki sembolik düşünceler olarak değerlendirilmelidir.

Aynı şekilde burçlar ve mevsimler üzerinden insanın saflıktan tecrübeye, tecrübeden uyanıklığa ve sonunda iyiliğe yönelmesi anlatılmaktadır.

İnsan hayatında da benzer bir süreç vardır.

İnsan bazen saf ve iyi niyetli olabilir. Tecrübe kazandıkça aldatılmamayı öğrenir. Fakat burada önemli olan, tecrübe kazanırken kötülüğe dönüşmemektir.

Saflık ile gaflet aynı şey değildir. İyi niyetli olmak insanı tedbirsiz olmaya mecbur etmez. Aynı şekilde uyanık olmak da insanı kötü ve zalim yapmamalıdır.

Vaazdaki burç ve mevsim benzetmelerinde, kışın karanlığından baharın aydınlığına geçiş gibi, insanın da nefsî karanlıklardan kurtularak iyiliğe yönelmesi anlatılmaktadır.

Kar Beyaz İnsanlar

Karın beyazlığı burada sembolik olarak temizliği ve kötülükten uzaklaşmayı ifade etmektedir.

İyiliğin de aşırısı, kötülüğün de aşırısı insanı denge noktasından uzaklaştırabilir. Önemli olan insanın hakikati, adaleti, merhameti ve güzel ahlâkı gözetmesidir.

Bu sebeple "KAR©glan" ismini de yalnızca bir isim olarak değil, vaazın sembolik anlatımında "karın beyazlığı" ve temizlenme düşüncesiyle ilişkilendirmekteyim.

---oOo---

Maiyet Nedir? Allah ile Beraber Olmak Nedir?

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ، بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

لَا تَحْزَنْ إِنَّ اللَّهَ مَعَنَا

"Lâ tahzen, innallâhe meânâ."

"Üzülme; şüphesiz Allah bizimle beraberdir."

Tevbe Suresi, 40. ayetten pasaj.

Burada "Allah bizimle beraberdir" ifadesinin ne anlama geldiği üzerinde düşünmek gerekir.

Allah'ın kul ile beraberliği, O'nun kuluna olan ilmi, rahmeti, yardımı, gözetmesi ve kudreti açısından anlaşılabilir. Tasavvufî dilde ise bu beraberlik, kulun Allah'ın huzurunu ve murakabesini kalbinde sürekli hissetmesi şeklinde ifade edilir.

Bu nedenle Allah'ın beraberliğini, Allah'ın yaratılmışların içine veya bedenlerine fiziksel olarak girmesi şeklinde anlamamak gerekir.

Hz. Hüseyin'in şehadeti, Hz. İsa'nın yaşadığı hadiseler, Hz. Yahya ve Hz. Zekeriyya'nın başına gelenler gibi olaylar da bu açıdan düşünülebilir.

Bir kul büyük bir sıkıntı veya zulümle karşılaştığında, Allah'ın onu terk ettiği anlamı çıkmaz. Allah'ın maiyeti; kulun başına hiçbir sıkıntı gelmemesi değil, kulun her hâlinde Allah'ın ilmi, kudreti ve rahmeti altında bulunmasıdır.

Vahdet-i Vücûd ve "Enel Hak" Meselesi

Tasavvuf geleneğinde "Vahdet-i Vücûd" ifadesi, varlığın Allah'a muhtaç oluşunu ve kulun kendi varlığını Allah karşısında mutlaklaştırmaması gerektiğini anlatan derin bir düşünce alanıdır.

"Lâ mevcûde illâ Hû" sözü de bu tasavvufî anlayış içinde kullanılan ifadelerden biridir.

"Enel Hak" sözü ise özellikle Hallâc-ı Mansûr ile birlikte anılan, tasavvuf tarihinde çokça tartışılmış bir ifadedir. Bunu, insanın literal anlamda Allah olduğu şeklinde değil; kulun kendi nefsî varlığını yok hükmünde görüp Allah'ın kudreti karşısındaki aczini ifade eden tasavvufî bir söylem olarak değerlendirmek gerekir.

Bu bakımdan insanın "halife" oluşu da Allah olmak anlamına gelmez. Kur'an'daki hilafet kavramı, insanın yeryüzünde sorumluluk taşıyan, emaneti yüklenen ve Allah'ın isim ve sıfatlarının ahlâkî yansımalarını yaşamaya çalışan bir kul olması şeklinde anlaşılmalıdır.

Ahzâb Suresi 72. Ayet

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ، بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

إِنَّا عَرَضْنَا الْأَمَانَةَ عَلَى السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ وَالْجِبَالِ فَأَبَيْنَ أَن يَحْمِلْنَهَا وَأَشْفَقْنَ مِنْهَا وَحَمَلَهَا الْإِنسَانُ إِنَّهُ كَانَ ظَلُومًا جَهُولًا

İnnâ aradnel-emânete ales-semâvâti vel-ardı vel-cibâli fe ebeyne en yahmilnehâ ve eşfakne minhâ ve hamelehel-insânu innehû kâne zalûmen cehûlâ.

Sadakallahul Azîm. Ahzâb Suresi, 72. ayet.

Meali:

"Şüphesiz biz emaneti göklere, yere ve dağlara teklif ettik de onlar bunu yüklenmekten çekindiler ve ondan korktular. Onu insan yüklendi. Şüphesiz insan çok zalim ve çok cahildir."

İnsan, kendisine verilen emaneti taşıyan bir varlıktır. Bu emanet; sorumluluk, irade, kulluk, akıl ve yeryüzünde iyiliği gerçekleştirme görevi olarak anlaşılabilir.

Tasavvufî bakışta insanın kemale ulaşması, Allah'ın isim ve sıfatlarını kendi hayatında güzel ahlâk olarak yansıtmasıyla ilişkilendirilir.

Vahdet-i Vücûd Makamı Hakkındaki İşarî Anlatım

Vaazın bu bölümünde "birler, üçler, beşler, yediler, kırklar ve gavs" gibi tasavvufî kavramlar üzerinden sembolik bir sistem kurulmaktadır.

Buradaki anlatımlar, tasavvufî ve keşfî yorumlardır. Bunları gök cisimlerinin veya insan bedeninin bilimsel yapısına dair kesin bilgiler olarak değerlendirmemek gerekir.

"Gavs" kavramı da tasavvuf geleneğinde Allah'ın izniyle kullara yardım vesilesi olan büyük veliler için kullanılan bir makam ve unvan olarak ele alınmıştır.

Vaazdaki "içi boşaltılmış sistem", "gavs" ve çeşitli gezegenler arasındaki bağlantılar ise sembolik bir anlatım olarak değerlendirilmelidir.

İnsana verilen emanetin özü, Allah'ın kulluğundan uzaklaşmak değil; tam tersine Allah'a karşı sorumluluğunu bilmek, nefsini terbiye etmek ve yeryüzünde adalet, merhamet ve güzel ahlâk üzere yaşamaktır.

Bu açıdan "halifetü rûy-i zemin" ifadesini de insanın yeryüzünde Allah'ın yerine geçmesi şeklinde değil, Allah'ın kulu ve yeryüzündeki sorumlu varlık olması şeklinde anlamak daha doğru olur.

Sonuç

İnsan, kendisine verilen emaneti taşıyan bir varlıktır. Bu emaneti taşımanın yolu ise kibirlenmek değil, kulluk etmektir.

İnsan ne kadar yükselirse yükselsin Allah'ın kulu olduğunu unutmamalıdır. Tasavvufî makamlar, insana üstünlük taslamak için değil, daha fazla sorumluluk ve güzel ahlâk yüklemek için düşünülmelidir.

Rabbim bizleri Deccal fitnesinden, her türlü fitneden ve nefsimizin kötülüklerinden muhafaza eylesin. Bizleri hakikati bilmeyen ve bilmediği bir makama zorla talip olan kimselerden eylemesin.

Rabbim, bizlere emaneti hakkıyla taşımayı, kulluğu bilmeyi, güzel ahlâkla yaşamayı ve hakikate karşı kibirlenmemeyi nasip eylesin.

---oOo---

Dua

اللَّهُمَّ أَرِنَا الْحَقَّ حَقًّا وَارْزُقْنَا اتِّبَاعَهُ، وَأَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلًا وَارْزُقْنَا اجْتِنَابَهُ

"Allah'ım! Bizlere hakkı hak olarak gösterip ona tabi olmayı; bâtılı da bâtıl olarak gösterip ondan yüz çevirmeyi nasip eyle."

وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ

Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîn.

Âmin.

El-Fatiha maassalavat.

سُبْحَانَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لَا إِلَهَ إِلَّا أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ

Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ente, estağfiruke ve etûbü ileyk.

--OoO--

Kar©glan

Başağaçlı Raşit Tunca

Schrems, 30 Ocak 2016 Cumartesi

Original Kar © glan

Raşit Tunca
Sevgiler Saygılarla Sunarım
Smileys-2
Yanıtla


Muhtemelen İlgili Konular…
Konu Yazar Yanıtlar Okunma Son Gönderi
Raşit Tunca icon-6 El insan ve Kainat Fıtrat Üzre Yaratılmıştır (Kar©glanin 2 Ocak 2016 Vaazi) Raşit Tunca 0 4 Dün, 04:08 AM
Son Gönderi: Raşit Tunca
Raşit Tunca icon-6 Kurandaki Takvimler - Hicret - Mekkenin Fethi (Kar©glanin 8 Ocak 2016 Vaazi) Raşit Tunca 0 2 Dün, 04:05 AM
Son Gönderi: Raşit Tunca
Raşit Tunca icon-6 Temizler ve iyiler - Mikroplar ve Kötüler (Kar©glanin 21 Ocak 2016 Vaazi) Raşit Tunca 0 1 Dün, 04:00 AM
Son Gönderi: Raşit Tunca
Raşit Tunca icon-6 Fuad Nedir ? Önden Giden Nedir?(Kar©glanin 6 Şubat 2016 Vaazi) Raşit Tunca 0 1 Dün, 03:55 AM
Son Gönderi: Raşit Tunca
Raşit Tunca icon-6 Cehenneme Odunmusun Yoksa Cennete Nimetmi (Kar©glanin 13 Şubat 2016 Vaazi) Raşit Tunca 0 2 Dün, 03:53 AM
Son Gönderi: Raşit Tunca
Raşit Tunca icon-6 isavilere et yemeyin müslümanlara, kurban kes (Kar©glanin 22 Şubat 2016 Vaazi) Raşit Tunca 0 1 Dün, 03:50 AM
Son Gönderi: Raşit Tunca
Raşit Tunca icon-6 Zamanin Ruhu Nedir? Ve Bu Zamanin Ruhu Kimdir? (Kar©glanin 5 Mart 2016 Vaazi) Raşit Tunca 0 1 Dün, 03:48 AM
Son Gönderi: Raşit Tunca

Hızlı Erişim:


Bu Konuya Göz Atan Kullanıcılar: 1 Ziyaretçi(ler)
TOPLIST
AraBul Efsane TB-List Tiryaki Tlist-K Web-Tunca