09-07-2026, 12:14 PM
ESKİ KÜLTÜRÜN TUTARLILIĞI VE GÜNÜMÜZDEKİ İSİMLENDİRME DEĞİŞİKLİĞİ
Gelenekler artık değişti. Eskiden çocuklara çoğu zaman dedesinin, babaannesinin, aile büyüklerinin veya din büyüklerinin isimleri verilirdi. Böylece isimler bir nesilden diğerine aktarılır ve geçmişle olan bağ devam ederdi.
Bugün ise isim verme anlayışı büyük ölçüde değişti. Artık birçok ailede dede veya aile büyüğünün ismini çocuğa verme geleneği eskisi kadar devam etmiyor. Bunun yerine farklı, yeni, kulağa değişik gelen veya anlamından ziyade farklılığı nedeniyle tercih edilen isimler verilebiliyor.
Benim burada söylemek istediğim, bugünkü isimleri küçümsemek değildir. Benim tezimin konusu bugünkü isimlendirme kültürü değildir. Çünkü benim araştırdığım sistem, eski kültürdeki isimlendirme geleneğinin kendi içerisindeki tutarlılığıdır.
Bugünkü yeni kültürü geçmişteki kültürün ölçüsü olarak alamayız.
[size=large]Çünkü kültür değişmiştir. Eskiden bir çocuk dünyaya geldiğinde aile büyüklerinin isimlerinin yaşatılması, peygamberlerin, ashâbın, Ehl-i Beyt'in ve evliya büyüklerinin isimlerinin verilmesi çok daha belirgin bir gelenekti. Bu isimler yalnızca birer isim olarak değil, geçmişten geleceğe aktarılan bir hatıranın ve silsilenin devamı olarak görülüyordu.
Bugün ise bu anlayışın önemli ölçüde değiştiğini düşünüyorum. Dolayısıyla benim tezimi değerlendirecek olan kişinin bugünkü isimlendirme anlayışını değil, eski nesillerdeki isimlendirme geleneğini esas alması gerekir.
Benim tezimin temel aldığı esas, eski kültürün tutarlılığıdır; yeni kültürün ne kadar değiştiği değildir.
[size=large]Benim kendi köyümde ve çevremde geçmişte yaptığım gözlem de zaten bu eski kültür üzerinedir. Ben köyümde bulunduğum dönemde, yaklaşık 25 yıl önce ve daha öncesinde, isimlerin çok büyük bir bölümünün peygamber, sahâbe, Ehl-i Beyt, evliya ve aile büyüklerinin isimlerinden oluştuğunu gördüm.
Hatta kendi köyümdeki o eski dönemi hatırladığımda, 10 kişiden 10 kişiye yakın bir orandan söz edebilirim. Ancak yaklaşık 25 yıldır köyüme gitmediğim için bugünkü durum hakkında kesin bir hüküm vermiyorum.
Bu nedenle benim araştırmam bugünkü yeni isimlendirme kültürünü değil, geçmişte yaşamış nesillerin isimlendirme geleneğini ve bu geleneğin kendi içerisindeki tutarlılığını esas almaktadır.
[size=large]Benim kanaatimce eski kültürde isimlerin bu şekilde nesilden nesile aktarılması tesadüfî bir isim seçimi olmaktan ziyade, aile, toplum, dinî şahsiyetler ve manevî geçmiş arasında devam eden bir bağın göstergesidir.
Benim keşfî olarak ortaya koyduğum tez de bu eski kültürün ve isimler üzerinden devam eden bu silsilenin araştırılması gerektiği düşüncesine dayanmaktadır.
Gelenekler artık değişti. Eskiden çocuklara çoğu zaman dedesinin, babaannesinin, aile büyüklerinin veya din büyüklerinin isimleri verilirdi. Böylece isimler bir nesilden diğerine aktarılır ve geçmişle olan bağ devam ederdi.
Bugün ise isim verme anlayışı büyük ölçüde değişti. Artık birçok ailede dede veya aile büyüğünün ismini çocuğa verme geleneği eskisi kadar devam etmiyor. Bunun yerine farklı, yeni, kulağa değişik gelen veya anlamından ziyade farklılığı nedeniyle tercih edilen isimler verilebiliyor.
Benim burada söylemek istediğim, bugünkü isimleri küçümsemek değildir. Benim tezimin konusu bugünkü isimlendirme kültürü değildir. Çünkü benim araştırdığım sistem, eski kültürdeki isimlendirme geleneğinin kendi içerisindeki tutarlılığıdır.
Bugünkü yeni kültürü geçmişteki kültürün ölçüsü olarak alamayız.
[size=large]Çünkü kültür değişmiştir. Eskiden bir çocuk dünyaya geldiğinde aile büyüklerinin isimlerinin yaşatılması, peygamberlerin, ashâbın, Ehl-i Beyt'in ve evliya büyüklerinin isimlerinin verilmesi çok daha belirgin bir gelenekti. Bu isimler yalnızca birer isim olarak değil, geçmişten geleceğe aktarılan bir hatıranın ve silsilenin devamı olarak görülüyordu.
Bugün ise bu anlayışın önemli ölçüde değiştiğini düşünüyorum. Dolayısıyla benim tezimi değerlendirecek olan kişinin bugünkü isimlendirme anlayışını değil, eski nesillerdeki isimlendirme geleneğini esas alması gerekir.
Benim tezimin temel aldığı esas, eski kültürün tutarlılığıdır; yeni kültürün ne kadar değiştiği değildir.
[size=large]Benim kendi köyümde ve çevremde geçmişte yaptığım gözlem de zaten bu eski kültür üzerinedir. Ben köyümde bulunduğum dönemde, yaklaşık 25 yıl önce ve daha öncesinde, isimlerin çok büyük bir bölümünün peygamber, sahâbe, Ehl-i Beyt, evliya ve aile büyüklerinin isimlerinden oluştuğunu gördüm.
Hatta kendi köyümdeki o eski dönemi hatırladığımda, 10 kişiden 10 kişiye yakın bir orandan söz edebilirim. Ancak yaklaşık 25 yıldır köyüme gitmediğim için bugünkü durum hakkında kesin bir hüküm vermiyorum.
Bu nedenle benim araştırmam bugünkü yeni isimlendirme kültürünü değil, geçmişte yaşamış nesillerin isimlendirme geleneğini ve bu geleneğin kendi içerisindeki tutarlılığını esas almaktadır.
[size=large]Benim kanaatimce eski kültürde isimlerin bu şekilde nesilden nesile aktarılması tesadüfî bir isim seçimi olmaktan ziyade, aile, toplum, dinî şahsiyetler ve manevî geçmiş arasında devam eden bir bağın göstergesidir.
Benim keşfî olarak ortaya koyduğum tez de bu eski kültürün ve isimler üzerinden devam eden bu silsilenin araştırılması gerektiği düşüncesine dayanmaktadır.
SON YENi KONULAR
FORUMA GiR
FORUMDA ARA
SUPPORT
Calendar
Members
Forum Team
Forum Statistics
