![]() |
|
Tesbih Tahmid Tehlil Tekbir Temcid Takdis Tazim Ne Demektir? - Yazdırılabilir Versiyon +- Rashit Tunca Board (https://rashittunca.com) +-- Forum: RASiT TUNCA (https://rashittunca.com/forumdisplay.php?fid=9) +--- Forum: KAROGLAN RAŞiT TUNCA (https://rashittunca.com/forumdisplay.php?fid=220) +---- Forum: Raşit Tunca Makaleleri (https://rashittunca.com/forumdisplay.php?fid=595) +---- Konu: Tesbih Tahmid Tehlil Tekbir Temcid Takdis Tazim Ne Demektir? (/showthread.php?tid=43954) |
Tesbih Tahmid Tehlil Tekbir Temcid Takdis Tazim Ne Demektir? - Raşit Tunca - 09-06-2026 Tesbih, Tahmid, Tehlil, Tekbir, Temcid, Takdis, Tazim Ne Demektir? İslam dininde Allah'ı anmak, O'nu yüceltmek, O'na hamdetmek ve O'nun noksan sıfatlardan uzak olduğunu ifade etmek için kullandığımız birçok güzel ifade vardır. Bunların her birinin kendine göre ayrı bir anlamı ve ifade ettiği bir mana bulunmaktadır. Tesbih, Tahmid, Tehlil, Tekbir, Temcid, Takdis ve Tazim kelimeleri birbirlerine yakın anlamlar taşısalar da aslında her biri Allah'ı farklı bir yönüyle anmayı ve yüceltmeyi ifade eder. Şimdi bunları sırasıyla açıklayalım. Tesbih Ne Demektir? Tesbih: “Sübhânallah” demektir. “Sübhânallah” dediğimiz zaman, Allah'ı her türlü eksiklikten, kusurdan, noksanlıktan ve yaratılmışlara ait özelliklerden tenzih etmiş oluruz. Yani Allah'ın yaratılmışlara benzemediğini, O'nun her türlü noksanlıktan uzak olduğunu ifade ederiz. Tesbih, Allah'ı noksan sıfatlardan tenzih etmek ve O'nun her türlü eksiklikten uzak olduğunu kabul etmektir. Tahmid Ne Demektir? Tahmid: “Elhamdülillah” demektir. “Elhamdülillah” dediğimiz zaman, bütün hamd ve övgülerin Allah'a ait olduğunu ifade ederiz. Allah'ın bize verdiği nimetler, hayat, sağlık, akıl, iman, rızık ve sayamayacağımız kadar çok nimet karşısında Allah'a hamd ederiz. Tahmid, Allah'a hamdetmek, O'nu övmek ve bütün övgülerin Allah'a ait olduğunu ifade etmektir. Tehlil Ne Demektir? Tehlil: “Lâ ilâhe illallah” demektir. Bunun anlamı: “Allah'tan başka ilâh yoktur.” Tehlil, Allah'ın birliğini ve O'ndan başka ilâh bulunmadığını ifade eden kelime-i tevhidin temel ifadesidir. Kul, “Lâ ilâhe illallah” diyerek Allah'tan başka ilâh kabul etmediğini ve kulluğun yalnız Allah'a ait olduğunu ifade eder. Tehlil, Allah'ın birliğini ikrar ve ilan etmektir. Tekbir Ne Demektir? Tekbir: “Allahü Ekber” demektir. “Allahü Ekber”in manası, “Allah en büyüktür” şeklinde ifade edilir. Fakat burada “en büyük” ifadesini sadece maddî veya ölçülebilir bir büyüklük gibi düşünmemek gerekir. Allah'ın büyüklüğü, yaratılmışların büyüklüğüyle kıyaslanabilecek bir büyüklük değildir. Tekbir, Allah'ın azametini, yüceliğini ve her şeyden üstün olduğunu ifade eden bir zikirdir. Namazda, ezanda, bayramlarda ve birçok ibadet ve zikirde “Allahü Ekber” dememizin temelinde de Allah'ın yüceliğini ve büyüklüğünü ikrar etmek vardır. Temcid Ne Demektir? Temcid: Sözlükte “tâzim ve senâ etmek, Allah'ı yüceltmek ve övmek” anlamlarına gelir. Temcid kelimesi özellikle İslam kültüründe Allah'a yönelik dua, niyaz, tazarru, münâcât ve övgülerin okunması için de kullanılmıştır. Temcidin içerisinde Allah'ın isimlerinin zikredilmesi, kelime-i tevhid, salât ve selâm, dua, münâcât ve çeşitli âyetlerin okunması gibi uygulamalar bulunabilir. Temcidin özünde Allah'ı yüceltmek, O'na dua etmek, O'nu övmek ve O'nun azametini dile getirmek vardır. Ayrıca: “Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil-aliyyil-azîm” denilir. Bunun anlamı: “Güç ve kuvvet ancak Yüce ve Azîm olan Allah'ın yardımıyladır.” Buradaki “Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh” ifadesi de kulun kendi gücünün sınırlı olduğunu, gerçek güç ve kuvvetin Allah'ın dilemesi ve yardımıyla olduğunu ifade eden çok önemli bir zikirdir. Temcid Geleneği Temcid, Osmanlı ve İslam kültüründe özellikle üç aylar, Ramazan ayı, kandil geceleri ve sahur vakitleriyle anılan önemli dinî geleneklerden biri olmuştur. Geçmişte bazı bölgelerde müezzinler tarafından minarelerde veya camilerde topluca temcid okunmuş, halk da bu zikirlere ve dualara iştirak etmiştir. Özellikle Ramazan ayında sahur vaktinde okunduğu için temcid, halk arasında sahur vaktiyle de özdeşleşmiştir. Temcidlerde Allah'ın isimleri, kelime-i tevhid, salâtüselâm, âyetler, münâcâtlar ve na'tlar okunabildiği gibi topluca Allah'a dua ve niyazda bulunulmuştur. Bazı geleneksel temcidlerde “Yâ Hazreti Mevlâm” gibi ifadelerle giriş yapılmasının ardından kelime-i tevhid getirilmiş, peygamberlerin isimleri zikredilmiş ve Hz. Muhammed'e salâtüselâm getirilmiştir. Daha sonra Allah'ın isimlerini ve sıfatlarını ifade eden âyetler okunmuş, münâcât ve na'tlarla devam edilmiştir. Temcidlerin sonunda ise Fâtiha okunması ve çeşitli âyetlerle dua edilmesi gibi uygulamalar görülmüştür. Temcidde Okunabilecek Âyetlerden Birisi Kur'an-ı Kerim'de Ahzâb Suresi'nin 40. âyetinde şöyle buyurulur: مَا كَانَ مُحَمَّدٌ أَبَا أَحَدٍ مِنْ رِجَالِكُمْ وَلَٰكِنْ رَسُولَ اللَّهِ وَخَاتَمَ النَّبِيِّينَ ۗ وَكَانَ اللَّهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَلِيمًا Mâ kâne Muhammedün ebâ ehadin min ricâliküm ve lâkin resûlallâhi ve hâtemen nebiyyîn. Ve kânallâhu bi-külli şey'in alîmâ. Meâlen: “Muhammed, sizin erkeklerinizden hiçbirinin babası değildir. Fakat o Allah'ın Resûlü ve peygamberlerin sonuncusudur. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir.” (Ahzâb Suresi, 40) Temcidlerde okunabilecek diğer âyetlerden biri de Sâffât Suresi'nin son âyetlerindendir: سُبْحَانَ رَبِّكَ رَبِّ الْعِزَّةِ عَمَّا يَصِفُونَ وَسَلَامٌ عَلَى الْمُرْسَلِينَ وَالْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ Sübhâne rabbike rabbil-izzeti ammâ yasifûn. Ve selâmün alel-mürselîn. Velhamdü lillâhi rabbil-âlemîn. Meâlen: “İzzet sahibi Rabbin, onların nitelendirmelerinden münezzehtir. Selâm, gönderilen bütün peygamberlerin üzerine olsun. Hamd, âlemlerin Rabbi Allah'a mahsustur.” (Sâffât Suresi, 180-182) Bu âyetler de Allah'ın yüceliğini, peygamberlere selâmı ve bütün hamdın Allah'a ait olduğunu bir arada ifade etmektedir. Takdis Ne Demektir? Takdis, “kuds” kökünden gelir. Kuds kelimesinde temizlik, arınmışlık, kutsallık ve yücelik anlamları bulunmaktadır. Takdis etmek ise genel olarak kutsal kabul etmek, yüceltmek, saygı göstermek ve özellikle dinî kullanımda Allah'ı her türlü eksiklik ve noksanlıktan tenzih etmek anlamlarında kullanılır. Allah'ı takdis etmek, Allah'ı her türlü kusur ve noksanlıktan uzak kabul etmek ve O'nun yüceliğini kabul etmektir. “Kutsal” kelimesi de Türkçede dinî ve manevî bakımdan özel bir değer taşıyan şeyleri ifade etmek için kullanılır. Meselâ: Rûhü'l-Kudüs ifadesi “Kutsal Ruh” şeklinde tercüme edilir. Beytullah / Beytü'l-Harâm gibi ifadelerde de Kâbe'nin dinî bakımdan taşıdığı yücelik ve kutsallık ifade edilir. Kur'an'ın Allah'ın kelâmı olması sebebiyle Kelâmullah denilmesi, bazı hadislerin ise Hadîs-i Kudsî olarak isimlendirilmesi de dinî terminolojideki özel kullanımlara örnektir. İnsanların değer verdiği ve kutsal kabul ettiği bazı kavramlar da toplumdan topluma ve inançlara göre değişebilir. Irz, namus, vatan, bayrak, sancak, anne, baba, ata ve benzeri değerler insanlar tarafından çok yüce ve dokunulmaz kabul edilen değerler arasında sayılabilir. Ancak İslam inancında mutlak kutsallık ve mutlak yücelik Allah'a mahsustur. Tazim Ne Demektir? Tazim, bir varlığın büyüklüğünü, yüceliğini, azametini ve üstünlüğünü kabul ederek ona saygı göstermektir. Allah'a tazim etmek ise Allah'ın azametini, yüceliğini, büyüklüğünü, kudretini ve üstünlüğünü kabul etmek ve O'na karşı gereken saygıyı göstermektir. Meselâ: “Allahü Azîm” demek Allah'ın azamet sahibi olduğunu ifade eder. “Allahü Ekber” demek Allah'ın büyüklüğünü ifade eder. “Allahu Vâsi'” demek Allah'ın genişlik ve kuşatıcılık sahibi olduğunu ifade eden isimlerinden biriyle Allah'ı zikretmektir. Burada önemli olan nokta şudur: Allah'ı isimleri ve sıfatlarıyla zikretmek, O'nun yüceliğini ve kemâlini kabul etmenin bir şeklidir. Bu bakımdan tazim, sadece “büyük” demekten ibaret değildir. Allah'ın bütün kemal sıfatlarını ve yüceliğini kabul ederek O'na karşı hürmet ve saygı göstermeyi de içine alır. Tesbih, Tahmid, Tehlil, Tekbir, Temcid, Takdis ve Tazim Arasındaki Fark Şimdi bunları kısa şekilde tekrar sıralayalım: TESBİH: “Sübhânallah” demektir. Allah'ı her türlü noksanlıktan tenzih etmektir. TAHMİD: “Elhamdülillah” demektir. Allah'a hamdetmek ve O'nu övmektir. TEHLİL: “Lâ ilâhe illallah” demektir. Allah'ın birliğini ve O'ndan başka ilâh olmadığını ifade etmektir. TEKBİR: “Allahü Ekber” demektir. Allah'ın azametini, büyüklüğünü ve yüceliğini ifade etmektir. TEMCİD: Allah'ı yüceltmek, övmek, tazim etmek ve O'na dua ve niyazda bulunmaktır. “Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil-aliyyil-azîm” gibi ifadeler de Allah'ın kudretini kabul eden zikirlere örnektir. TAKDİS: Allah'ı her türlü eksiklikten ve noksanlıktan uzak kabul etmek; dinî bağlamda kutsallık ve yücelik ifade etmektir. TAZİM: Allah'ın büyüklüğünü, azametini, yüceliğini ve üstünlüğünü kabul ederek O'na hürmet etmektir. Bütün Bu Zikirlerin Ortak Noktası Aslında bu kelimelerin tamamında ortak olan bir nokta vardır: Allah'ı zikretmek, Allah'ı yüceltmek, O'nu övmek, O'nun noksanlıklardan uzak olduğunu kabul etmek ve O'na kulluk etmek. Fakat her kelime Allah'ı farklı bir yönden zikretmektedir. “Sübhânallah” dediğimizde Allah'ı noksanlıklardan tenzih ederiz. “Elhamdülillah” dediğimizde Allah'a hamd ederiz. “Lâ ilâhe illallah” dediğimizde Allah'ın birliğini ilan ederiz. “Allahü Ekber” dediğimizde Allah'ın büyüklüğünü ve azametini ifade ederiz. “Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh” dediğimizde ise gerçek güç ve kuvvetin Allah'ın yardımıyla olduğunu kabul ederiz. Bütün bunlar bir araya geldiğinde kulun Allah karşısındaki tevhidini, teslimiyetini, acziyetini, şükrünü, sevgisini, saygısını ve kulluğunu ifade eden çok geniş bir zikir anlayışı ortaya çıkar. Kul ne kadar Allah'ı zikrederse, Allah'ın büyüklüğünü ve kendi kulluğunu o kadar çok hatırlamış olur. Bu sebeple tesbih, tahmid, tehlil, tekbir, temcid, takdis ve tazim ifadeleri sadece dil ile söylenen kelimeler olarak görülmemelidir. Asıl maksat, söylenen sözün manasını bilmek ve o manayı kalp ile tasdik ederek Allah'ı zikretmektir. Sonuç Allah'ı zikretmenin birçok şekli vardır. Kimi zaman O'nu noksanlıklardan tenzih ederiz: “Sübhânallah.” Kimi zaman O'na hamd ederiz: “Elhamdülillah.” Kimi zaman tevhidi ilan ederiz: “Lâ ilâhe illallah.” Kimi zaman Allah'ın büyüklüğünü ilan ederiz: “Allahü Ekber.” Kimi zaman Allah'ın yüceliğini ve azametini dile getirir, dua ve münâcâtta bulunuruz: “Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil-aliyyil-azîm.” Bunların her biri, Allah'ı farklı bir yönüyle anmanın ve O'nun yüceliğini kabul etmenin güzel ifadeleridir. Allah'ı zikretmek, sadece dili hareket ettirmek değil; söylenen zikrin manasını kalbe yerleştirmek ve o manaya uygun bir kulluk hayatı yaşamaktır. Bir Karoglan Raşit Tunca Makalesidir NOT: Bu makalenin hazırlanmasında internet üzerindeki bazı kaynaklardan ve dinî/tarihî bilgilerden faydalanılmıştır. Bazı bölümler açıklayıcı olması amacıyla yeniden düzenlenmiş ve genişletilmiştir. Raşit Tunca Schrems, 08.12.2022 |