![]() |
|
Yasin Suresi Birinci Sayfa Arapça Yazılışı V210820261048-N2 - Yazdırılabilir Versiyon +- Rashit Tunca Board (https://rashittunca.com) +-- Forum: BAŞLANGIÇ BÖLÜMÜ (https://rashittunca.com/forumdisplay.php?fid=590) +--- Forum: HAFTANIN-ENLERi (https://rashittunca.com/forumdisplay.php?fid=45) +---- Forum: Günün Resimi (https://rashittunca.com/forumdisplay.php?fid=46) +---- Konu: Yasin Suresi Birinci Sayfa Arapça Yazılışı V210820261048-N2 (/showthread.php?tid=43593) |
Yasin Suresi Birinci Sayfa Arapça Yazılışı V210820261048-N2 - Raşit Tunca - 08-21-2026 Yasin Suresi Birinci Sayfa Arapça Yazılışı V210820261048
Yasin Suresi Oku Arapça Okunuşu Bismillâhirrahmanirrahim Yasin Vel kur’anil hakim İnneke le minel murselin Ala sıratim mustekim Tenzilel azizir rahim Li tunzira kavmem ma unzira abauhum fehum ğafilun Le kad hakkal kavlu ala ekserihim fehum la yu’minun İnna cealna fi a’nakihim ağlalen fe hiye ilel ezkani fehum mukmehun Ve cealna min beyni eydihim seddev ve min halfihim sedden fe ağşeynahum fehum la yubsirun Ve sevaun aleyhim e enzertehum em lem tunzirhum la yu’minun İnnema tunziru menittebeaz zikra ve haşiyer rahmane bil ğaybi fe beşşirhu bi mağfirativ ve ecrin kerim İnna nahnu nuhyil mevta ve nektubu ma kaddemu ve asarahum ve kulle şey’in ahsaynahu fi imamim mubin Vadrib lehum meselen ashabel karyeti iz caehel murselun İz erselna ileyhimusneyni fe kezzebuhuma fe azzezna bi salisin fe kalu inna ileykum murselun Kalu ma entum illa beşerum misluna ve ma enzeler rahmanu min şey’in in entum illa tekzibun Kalu rabbuna ya’lemu inna ileykum le murselun Ve ma aleyna illel belağul mubin Kalu inna tetayyarna bikum leil lem tentehu le nercumennekum ve le yemessennekum minna azabun elim Kalu tairukum meakum ein zukkirtum bel entum kavmum musrifun Ve cae min aksal medineti raculun yes’a kale ya kavmittebiul murselin İttebiu mel la yes’elukum ecrav vehum muhtedun Ve ma liye la a’budullezı fetaranı ve ileyhi turceun E ettehızu min dunihi aliheten iy yuridnir rahmanu bi durril la tuğni anni şefaatuhum şey’ev ve la yunkizun İnni izel le fi dalalim mubin İnni amentu bi rabbikum fesmeun Kıyledhulil cenneh kale ya leyte kavmi ya’lemun Bima ğafera li rabbi ve cealeni minel mukramin Ve ma enzelna ala kavmihi mim ba’dihi min cundim mines semai ve ma kunna munzilin İn kanet illa sayhatev vahıdeten fe iza hum hamidun Ya hasraten alel ibadi ma ye’tihim mir rasulin illa kanu bihi yestehziun Elem yerav kem ehlekna kablehum minel kuruni ennehum ileyhim la yarciun Ve in kullul lemma cemi’ul ledeyna muhdarun Ve ayetul lehumul erdul meytetu ahyeynaha ve ahracna minha habben feminhu ye’kulun Ve cealna fiha cennatim min nahiliv ve a’nabiv ve feccerna fiha minel uyun Li ye’kulu min semerihi ve ma amilethu eydihim efela yeşkurun Subhanellezi halekal ezvace kulleha mimma tumbitul erdu ve min enfusihim ve mimma la ya’lemun Ve ayetul lehumul leylu neslehu minhun nehara fe iza hum muzlimun Veş şemsu tecri li mustekarril leha zalike takdirul azizil alim Vel kamera kaddernahu menazile hatta ade kel urcunil kadim Leşşemsu yembeği leha en tudrikel kamera velel leylu sabikun nehari ve kullun fi feleki yesbehun Ve ayetul lehum enna hamelna zurriyyetehum fil fulkil meşhun Ve halakna lehum mim mislihi ma yarkebun Ve in neşe’ nuğrikhum fela sariha lehum velahum yunkazun İlla rahmetem minna ve metaan ila hin Ve iza kile lehumutteku ma beyne eydikum ve ma halfekum leallekum turhamun Ve ma te’tihim min ayetim min ayati rabbihim illa kanu anha mu’ridin Ve iza kile lehum enfiku mimma razekakumullahu kalellezine keferu lillezine amenu enut’imu mel lev yeşaullahu at’amehu in entum illa fi dalalim mubin Ve yekulune meta hazel va’du in kuntum sadikin Ma yenzurune illa sayhatev vahıdeten te’huzuhum vehum yehissimun Fela yesteti’une tevsiyetev ve la ila ehlihim yarciun Ve nufiha fis suri fe iza hum minel ecdasi ila rabbihim yensilun Kalu ya veylena mem beasena mim merkadina haza ma veader rahmanu ve sadekal murselun İn kanet illa sayhatev vahıdeten feiza hum cemi’ul ledeyna muhdarun Fel yevme la tuzlemu nefsun şey’ev vela tuczevne illa ma kuntum ta’melun İnne ashabel cennetil yevme fi şuğulin fakihun Hum ve ezvacuhum fi zilalin alel eraiki muttekiun Lehum fiha fakihetuv ve lehum ma yeddeun Selamun kavlem mir rabbir rahim Vemtazul yevme eyyuhel mucrimun Elem a’hed ileykum ya beni ademe el la ta’buduş şeytane innehu lekum aduvvum mubin Ve eni’buduni haza sıratum mustekim Ve lekad edalle minkum cibillen kesiran efelem tekunu ta’kilun Hazihi cehennemulleti kuntum tuadun İslevhel yevme bima kuntum tekfurun El yevme nahtimu ala efvahihim ve tukellimuna eydihim ve teşhedu erculuhum bimakanu yeksibun Velev neşau letamesna ala a’yunihim festebekus sırata fe enna yubsirun Velev neşau le mesahnahum ala mekanetihim femestetau mudiyyev ve la yârciun Ve men nuammirhu nunekkishu fil halki efela ya’kilun Ve ma allemnahuş şi’ra ve ma yembeği lehu in huve illa zikruv ve kur’anum mubin Li yunzira men kane hayyave ve yehikkal kavlu alel kafirin E ve lem yerav enna halakna lehum mimma amilet eydina en’amen fehum leha malikun Ve zellelnaha lehum fe minha rakubuhum ve minha ye’kulun Ve lehum fiha menafiu ve meşarib efela yeşkurun Vettehazu min dunillahi alihetel leallehum yunsarun La yesteti’une nasrahum vehum lehum cundum muhdarun Fela yahzunke kavluhum inna na’lemu ma yusirrune ve ma yu’linun Evelem yeral insanu enna halaknahu min nutfetin fe iza huve hasimun mubin Ve darabe lena meselev ve nesiye halkahu kale men yuhyil izame ve hiye ramim Kul yuhyihellezi enşeeha evvele merrati ve huve bi kulli halkin alim Ellezi ceale lekum mineş şeceril ahdari naran fe iza entum minhu tukidun Eveleysellezi halekas semavati vel erda bi kadirin ala en yahluka mislehum bela ve huvel hallakul alim İnnema emruhu iza erade şey’en en yekule lehu kun fe yekun Fe subhanellezi bi yedihi melekutu kulli şey’iv ve ileyhi turceun Yasin Suresi Oku Türkçe Meali, Türkçe Anlamı Esirgeyen ve bağışlayan Allah’ın adıyla 1. Yâ Sîn. 2-4. (Ey Muhammed!) Hikmet dolu Kur’an’a andolsun ki sen elbette dosdoğru bir yol üzere (peygamber) gönderilenlerdensin. 5-6. Kur’an, ataları uyarılmamış, bu yüzden de gaflet içinde olan bir kavmi uyarman için mutlak güç sahibi, çok merhametli Allah tarafından indirilmiştir. 7. Andolsun, onların çoğu üzerine o söz (azap) hak olmuştur. Artık onlar iman etmezler. 8. Onların boyunlarına demir halkalar geçirdik, o halkalar çenelerine dayanmıştır. Bu sebeple kafaları yukarıya kalkık durumdadır. 9. Biz onların önlerine bir set, arkalarına da bir set çekip gözlerini perdeledik. Artık görmezler. 10. Onları uyarsan da, uyarmasan da onlar için birdir, inanmazlar. 11. Sen ancak Zikr’e (Kur’an’a) uyanı ve görmediği halde Rahmân’dan korkan kimseyi uyarırsın. İşte onu bir bağışlanma ve güzel bir mükafatla müjdele. 12. Şüphesiz biz, ölüleri mutlaka diriltiriz. Onların yaptıklarını ve bıraktıkları eserlerini yazarız. Biz her şeyi apaçık bir kitapta (Levh-i Mahfuz’da) bir bir kaydetmişizdir. 13. (Ey Muhammed!) Onlara, o memleket halkını örnek ver. Hani oraya elçiler gelmişti. 14. Hani biz onlara iki elçi göndermiştik de onları yalancı saymışlardı. Biz de onlara üçüncü bir elçi ile destek vermiştik. Onlar, “Şüphesiz biz size gönderilmiş elçileriz” dediler. 15. Onlar şöyle dediler: “Siz de ancak bizim gibi insansınız. Rahmân hiçbir şey indirmemiştir. Siz sadece yalan söylüyorsunuz.” 16. (Elçiler ise) şöyle dediler: “Bizim gerçekten size gönderilmiş elçiler olduğumuzu Rabbimiz biliyor.” 17. “Bize düşen ancak apaçık bir tebliğdir.” 18. Dediler ki: “Şüphesiz biz sizin yüzünüzden uğursuzluğa uğradık. Eğer vazgeçmezseniz sizi mutlaka taşlarız ve bizim tarafımızdan size elem dolu bir azap dokunur.” 19. Elçiler de, “Uğursuzluğunuz kendinizdendir. Size öğüt verildiği için mi (uğursuzluğa uğruyorsunuz?). Hayır, siz aşırı giden bir kavimsiniz” dediler. 20. Şehrin öbür ucundan bir adam koşarak geldi ve şöyle dedi: “Ey kavmim! Bu elçilere uyun.” 21.”Sizden hiçbir ücret istemeyen kimselere uyun, onlar hidayete erdirilmiş kimselerdir.” 22. “Hem ben, ne diye beni yaratana kulluk etmeyeyim. Oysa siz de yalnızca ona döndürüleceksiniz.” 23. “Onu bırakıp da başka ilahlar mı edineyim? Eğer Rahmân bana bir zarar vermek istese, onların şefaati bana hiçbir fayda sağlamaz ve beni kurtaramazlar.” ᅠ24.”O takdirde ben mutlaka açık bir sapıklık içinde olurum.” 25. “Şüphesiz ben sizin Rabbinize inandım. Gelin, beni dinleyin!” 26-27. (Kavmi onu öldürdüğünde kendisine): “Cennete gir!” denildi. O da, “Keşke kavmim, Rabbimin beni bağışladığını ve beni ikram edilenlerden kıldığını bilseydi!” dedi. 28. Kendisinden sonra kavmi üzerine (onları cezalandırmak için) gökten hiçbir ordu indirmedik. İndirecek de değildik. 29. Sadece korkunç bir ses oldu. Bir anda sönüp gittiler. 30. Yazık o kullara! Kendilerine bir peygamber gelmezdi ki, onunla alay ediyor olmasınlar. 31. Kendilerinden önce nice nesilleri helak ettiğimizi; onların artık kendilerine dönmeyeceklerini görmediler mi? 32. Onların hepsi de mutlaka toplanıp (hesap için) huzurumuza çıkarılacaklardır. 33. Ölü toprak onlar için bir delildir. Biz onu diriltir ve ondan taneler çıkarırız da onlardan yerler. 34-35. Meyvelerinden yesinler diye biz orada hurmalıklar, üzüm bağları var ettik ve içlerinde pınarlar fışkırttık. Bunları onların elleri yapmış değildir. Hâlâ şükretmeyecekler mi? 36. Yerin bitirdiği şeylerden, insanların kendilerinden ve (daha) bilemedikleri (nice) şeylerden, bütün çiftleri yaratanın şanı yücedir. 37. Gece de onlar için bir delildir. Gündüzü ondan çıkarırız, bir de bakarsın karanlık içinde kalmışlardır. 38. Güneş de kendi yörüngesinde akıp gitmektedir. Bu mutlak güç sahibi, hakkıyla bilen Allah’ın takdiri(düzenlemesi)dir. 39. Ayın dolaşımı için de konak yerleri (evreler) belirledik. Nihayet o, eğrilmiş kuru hurma dalı gibi olur. 40. Ne güneş aya yetişebilir, ne de gece gündüzü geçebilir. Her biri bir yörüngede yüzmektedir. 41. Onların soylarını dolu gemide taşımamız da onlar için bir delildir. 42. Biz onlar için o gemi gibi binecekleri nice şeyler yarattık. 43. Biz istesek onları suda boğarız da kendileri için ne imdat çağrısı yapan olur, ne de kurtarılırlar. 44. Ancak tarafımızdan bir rahmet olarak ve bir süreye kadar daha yaşasınlar diye kurtarılırlar. 45. Onlara, “Önünüzde ve arkanızda olan şeylerden (dünya ve ahirette göreceğiniz azaplardan) sakının ki size merhamet edilsin” denildiğinde yüz çevirirler. 46. Onlara Rablerinin âyetlerinden bir âyet gelmez ki ondan yüz çeviriyor olmasınlar. 47. Onlara, “Allah’ın sizi rızıklandırdığı şeylerden Allah yolunda harcayın” denildiği zaman, inkar edenler iman edenlere, “Allah’ın, dilemiş olsa kendilerini doyurabileceği kimselere mi yedireceğiz? Siz ancak apaçık bir sapıklık içindesiniz” derler. 48. “Eğer doğru söyleyenlerseniz bu tehdit ne zaman gelecek?” diyorlar. 49. Onlar ancak, çekişip dururlarken kendilerini yakalayacak korkunç bir ses bekliyorlar. 50. Artık ne birbirlerine tavsiyede bulunabilirler ne de ailelerine dönebilirler. 51. Sûra üfürülür. Bir de bakarsın kabirlerden çıkmış Rablerine doğru akın akın gitmektedirler. 52. Şöyle derler: “Vay başımıza gelene! Kim bizi diriltip mezarımızdan çıkardı? Bu, Rahman’ın vaad ettiği şeydir. Peygamberler doğru söylemişler.” 53. Sadece korkunç bir ses olur. Bir de bakarsın hepsi birden toplanıp huzurumuza çıkarılmışlardır. 54. O gün kimseye, hiç mi hiç zulmedilmez. Size ancak işlemekte olduğunuz şeylerin karşılığı verilir. 55. Şüphesiz cennetlikler o gün nimetlerle meşguldürler, zevk sürerler. 56. Onlar ve eşleri gölgelerde koltuklara yaslanmaktadırlar. 57. Onlar için orada meyveler vardır. Onlar için diledikleri her şey vardır. 58. Çok merhametli olan Rab’den bir söz olarak (kendilerine) “Selam” (vardır). 59. (Allah şöyle der:) “Ey suçlular! Ayrılın bu gün!” 60-61. “Ey ademoğulları! Ben size, şeytana kulluk etmeyin. Çünkü o sizin için apaçık bir düşmandır. Bana kulluk edin. İşte bu dosdoğru yoldur, diye emretmedim mi?” 62. “Andolsun, o sizden pek çok nesli saptırmıştı. Hiç düşünmüyor muydunuz?” 63. “İşte bu, tehdit edildiğiniz cehennemdir.” 64. “İnkar ettiğinizden dolayı bugün girin oraya!” 65. O gün biz onların ağızlarını mühürleriz. Elleri bize konuşur, ayakları da kazandıklarına şahitlik eder. 66. Eğer dileseydik onların gözlerini büsbütün kör ederdik de (bu halde) yola koyulmak için didişirlerdi. Fakat nasıl görecekler ki?! 67. Yine eğer dileseydik oldukları yerde başka yaratıklara dönüştürürdük de ne ileri gidebilirler, ne geri dönebilirlerdi. 68. Kime uzun ömür verirsek, onu yaratılış itibariyle tersine çeviririz (gücünü azaltırız). Hâlâ düşünmeyecekler mi? 69. Biz o Peygamber’e şiir öğretmedik. Bu ona yaraşmaz da. O(na verdiğimiz) ancak bir öğüt ve apaçık bir Kur’an’dır. 70. (Aklen ve fikren) diri olanları uyarması ve kafirler hakkındaki o sözün (azabın) gerçekleşmesi için Kur’an’ı indirdik. 71. Görmediler mi ki biz onlar için, ellerimizin (kudretimizin) eseri olan hayvanlar yarattık da onlar bu hayvanlara sahip oluyorlar. 72. Biz o hayvanları kendilerine boyun eğdirdik. Onlardan bir kısmı binekleridir, bir kısmını da yerler. 73. Onlar için bu hayvanlarda (daha pek çok) yararlar ve içecekler vardır. Hâlâ şükretmeyecekler mi? 74. Belki kendilerine yardım edilir diye Allah’ı bırakıp da ilahlar edindiler. 75. Onlar ilahlar için (hizmete) hazır asker oldukları halde, ilahlar onlara yardım edemezler. 76. (Ey Muhammed!) Artık onların sözü seni üzmesin. Çünkü biz onların gizlediklerini de açığa vurduklarını da biliyoruz. 77. İnsan, bizim kendisini az bir sudan (meniden) yarattığımızı görmedi mi ki, kalkmış apaçık bir düşman kesilmiştir. 78. Bir de kendi yaratılışını unutarak bize bir örnek getirdi. Dedi ki: “Çürümüşlerken kemikleri kim diriltecek?” 79. De ki: “Onları ilk defa var eden diriltecektir. O her yaratılmışı hakkıyla bilendir.” 80. O, sizin için yeşil ağaçtan ateş yaratandır. Şimdi siz ondan yakıp duruyorsunuz. 81. Gökleri ve yeri yaratan Allah’ın, onların benzerini yaratmaya gücü yetmez mi? Evet yeter. O, hakkıyla yaratandır, hakkıyla bilendir. 82. Bir şeyi dilediği zaman onun emri o şeye ancak “Ol!” demektir. O da hemen oluverir. 83. Her şeyin hükümranlığı elinde olan Allah’ın şanı yücedir! Siz yalnız O’na döndürüleceksiniz. Sadakallahülazim. |